Erich Fromm Sevme Sanati Jun 2026
Erich Fromm, kapitalist toplum yapısının sevgiyi nasıl metalaştırdığını sert bir dille eleştirir. Modern insan, kendini bir "meta" (eşya) gibi görür. İlişkiler, "karşılıklı avantaj sağlayan bir alışveriş" haline gelmiştir. "Piyasa değeri" yüksek olanların birbirini bulduğu bir sistemde, sevginin yerini "ekip çalışması" ve "cinsel uyum" gibi teknik terimler almıştır. Fromm, bu yabancılaşmanın gerçek sevgiyi imkansız kıldığını savunur. Sonuç: Sevgi Bir Disiplin İşidir
Sevme Sanatı , sevgiyi gökten zembille inecek bir mucize olarak bekleyen modern insana tokat gibi çarpan bir gerçeği hatırlatır: Sevmek, edilgen bir duygu değil, etken bir varoluş formudur. Dünyada daha çok sevilmek istiyorsak, önce sevebilme kapasitemizi, yani bu sanatı öğrenme cesaretimizi geliştirmeliyiz. erich fromm sevme sanati
The religious form of love, springing from the need to overcome separateness and achieve oneness with a supreme principle or reality. Capitalism and the Decay of Love sadece bir kitap olmanın çok ötesinde
Often confused with selfishness, Fromm argues that self-love is actually a prerequisite for loving others. If you cannot love yourself as a human being, you cannot truly love anyone else. adeta bir uyarı niteliği taşıyor. Fromm
Diğer kişinin ruhsal ihtiyaçlarına yanıt verme isteği.
İşte tam bu noktada, 20. yüzyılın önde gelen psikanalistlerinden ve düşünürlerinden devreye giriyor. 1956'da kaleme aldığı başyapıtı "Sevme Sanatı" (The Art of Loving) , sadece bir kitap olmanın çok ötesinde, adeta bir uyarı niteliği taşıyor. Fromm, bu eserde sevginin, doğuştan gelen gizemli bir duygu olmadığını; aksine, tıpkı resim yapmak, müzik yapmak veya marangozluk gibi öğrenilmesi, üzerinde emek harcanması ve sürekli pratik yapılması gereken bir sanat olduğunu savunuyor.